Tüketim Yeri Kavramı: Ortaya çıkan uluslararası kanaat
gereğince, nihai tüketici açısından tüketim yeri kavramı bireyin ikamet yeri
ile özdeştir. Bu durum, vergilendirme açısından bir çok satıcının işlerinin
kolaylaşmasına yol açmıştır.
İşlemin niteliği: Malların tesliminin tersine dijital
ürünlerin tesliminde gümrükten geçmek söz konusu olmadığı gibi işlemin gözle
görülür (takip edilebilir) bir belirtisi de bulunmamaktadır. Gerçekte,
firmalarca işlemin kayda alınmasında ve devlet tarafından denetiminde de sorun
bulunmamaktadır. Ancak, başka bir ülkedeki nihai tüketiciye yapılan satışlar
bazı sorunlara yol açmaktadır. Aslında, KDV’nin bireyler tarafından beyan
edilebilmesine, tarh ve tahakkuk etmesine kolaylık sağlayan yol ve yöntemler
bulunmak suretiyle, anılan sorunlar çözüme kavuşturulabilir.
Bireysel tüketicilerin Internet yoluyla ticaret yapmasını
geliştiren teknolojik ilerlemeler vergilendirme sorunlarının artmasına yol
açmaktadır. Yürürlükteki mevzuat üzerinde yapılacak düzeltme ve değişiklerle
e-ticaretin olumlu yönde gelişmesini sağlayacak biçimde uyumlaştırılması
gerekmektedir.
Firmalar arası ticaretin aksine e-ticaret yoluyla nihai
tüketiciye verilen hizmetlerin vergisel yönünün hesaplanmasında tüketimin
yapıldığı yer ilkesi uyarınca bireysel müşterinin sorumluluklarını yerine
getirebileceği hususu şüpheyle karşılanmaktadır. hatta müşterilerin bir çoğunun
vergilendirmeden haberi dahi olmayacaktır.
Devletlerce Yapılabilecek Düzenlemeler
KDV’nin tarih ve tahakkukunun kolaylaştırılması amacıyla,
devletler tarafından aşağıda belirtilen düzenlemeler yapılabilir.
i-
Uluslararası e-ticaret yapan firmaların vergiyi tahsil
etmeleri ve bireylerin bulunduğu yerin vergi idaresine yatırmaları
sağlanabilir. ii- Uluslararası e-ticaret yapan firmaların tahsil ettikleri
vergiyi kendi vergi idarelerine yatırmalarının ardından bu vergi idaresine
verginin transferi sağlanabilir. iii- Finansal kurumlar kurmak suretiyle
verginin stopaj yoluyla kesilmesine ve bu kuruluşların ilgili vergi idaresine
yatırılmasına aracılık ettirilmesi sağlanabilir.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte devletlerin verginin
tarh, tahakkuk ve tahsil ettirilmesinde ve uygun yöntemi bulmaya çalışacakları
kesindir.
Uluslararası KDV’de beklenen değişim:
Dünya devletleri KDV konusunda radikal bir değişiklik
düşünmemektedirler, ancak ufak değişikliklerle tüketimin gerçekleştiği yerde
vergilendirilmenin yapılabilmesine yönelik idari tedbirleri almaya
başlamışlardır. Diğer mal teslimlerinde olduğu gibi elektronik olarak verilen
hizmetleri de vergilendirebilen devletlerin önünde aşağıda belirtilen düzenlemeleri
gerçekleştirmeleri gerekmektedir.
i-
Hizmetler için temel vergilendirme yeri kuralı yeniden
gözden geçirilmelidir. ii- Firmaların veya nihai tüketicilerin yerleşim yerine
ilişkin olarak vergi kaçırmaya olanak sağlayıp sağlamadığı araştırılmalıdır.
iii- Firmalar arası "Reverse Charge" mekanizmasının kullanımına devam edilmesi
hususu gözden geçirilmelidir. iv- Nihai tüketicilere satış yapan yabancıların
muhasebe defter ve kayıtlarının izlenmesi usulleri geliştirilmelidir. v- Aynı
veya farklı yerleşim yerinde aynı hizmetten yararlananlara uygulanacak kurallar
belirlenmelidir. vi- İş dünyasını vergi sorunlarını çözücü mahiyette sonuçlara
ulaşmak için desteklemek gerekmektedir.
Bu çerçeveyi biraz daha detaylandırabiliriz. Şöyle ki,
Yeni bir kural:
Tüketim yeri ilkesi e-ticaret için
günümüzdeki temel vergilendirme yeri kuralı ile çelişmektedir. Çözüm
uluslararası hizmetlerin yararlanıldıkları ülkede vergilendirilmesine yönelik
yeni bir kural oluşturmakla sağlanabilir.
Tüketimin tanımı: Firmalar için sunulan birçok hizmetin
tüketim yeri bu firmaların kurulduğu yer addedilmektedir. Yararlanma başka bir
ülkede ortaya çıktığında söz konusu yararlanmanın gerçekleştiği ülkede
vergilerin tarh ve tahakkuk edilmesi gerektiğine yönelik bir kural konulması gerekmektedir.
Nihai tüketiciler için ise, tüketim yeri kavramı, bireylerin kalıcı bir
yerleşime sahip oldukları ikametgahlarının bulunduğu ülke olarak
belirlenmiştir.
"The reverse
charge":
Firmalar müşterisi oldukları hizmetlerin ithalinde KDV hesaplamaya devam
edeceklerdir. Bu olay yabancı firmaların KDV mükellefiyetini ortadan
kaldırmakta ve yerli firmalara karşı rekabet ortamını devam ettirmektedir.
Yabancı firmaların mükellefiyet tesisi: Karışıklığı önlemek
için üretici firmaların mükellefiyet tesisi sağlanmak suretiyle on-line KDV
ödemeleri gerçekleştirilmektedir. Fakat her hal ve takdirde böyle bir sistemin
işleyebilmesi için uluslararası anlaşmaların yapılmasına gerek bulunmaktadır.
Otomasyonel yazılım çözümleri: Daha etkin bir vergilendirme
için, iş dünyasına uluslararası satışları izlemekte kullanılacak sipariş izleme
süreçlerini geliştirecek yazılımları kullanması teşvik edilebilir. Bu yolla
yabancı firmaların ülke içinde mükellefiyet tesis ettirilmesine gerek
kalmayacaktır.
Sonuç
Devletler tüketim yerinde tarh ve tahakkuk eden vergiyi
öngören uluslararası anlaşmalar ışığında vergileme yeri kuralını gözden
geçirmek zorundadırlar. E-ticaret tarafından desteklenen ticaretin
globalleşmesi olayı, yaratılan katma değerin ülkelerce vergilendirilmesi yönünden
yalnız başlarına mücadele edebilecekleri bir konu değildir. Dünya çapında bir
düzenleme yapılabilmesi için devletlerin uluslararası anlaşmalar yapmasına
gerek bulunmaktadır. Devletlerin KDV’nin teknolojik gelişmeler nedeniyle
kavrayamadığı e-ticaret işlemlerinin uyumlaştırılması konusunda birlikte
çalışmaları gerekmektedir.
Eser Sevinç
Eski Maliye Başmüfettişi